9 Temmuz 2015 Perşembe

AYET-EL KURSİ

Allah'tan başka ilah yok. Hayy'dır O, sürekli diridir; Kayyûm'dur O, kudretin kaynağıdır. Ne gaflet yaklaşır O'na ne kendinden geçme ne de uyku. Göklerde ne var, yerde ne varsa yalnız O'nundur. O'nun huzurunda, bizzat O'nun izni olmadıkça, kim şefaat edebilir! O, insanların önden gönderdiklerini de bilir, arkada bıraktıklarını da!... İnsanlar O'nun bilgisinden, bizzat kendisinin dilediği dışında, hiçbir şeyi kavrayıp kuşatamazlar. O'nun kürsüsü, gökleri ve yeri çepeçevre kuşatmıştır. Göklerin ve yerin korunması O'na hiç de zor gelmez. Aliyy'dir O, yüceliği sınırsızdır; Azim'dir O, büyüklüğü sınırsızdır.”   
(Bakara-255)      

Hz. Peygamberimizin Ayet-el Kursi olarak bilinen Bakara suresinin 255. ayetinden övgüyle
bahsettiği rivayet edilmiştir.
 Ayet-el Kursi ile Yüce Yaratan’ın bizlere verdiği mesajları hep birlikte anlamaya çalışalım.

‘‘Hayatın kaynağı O’dur. Kudretin-gücün kaynağı da O’dur.’’

Hayatın kaynağı: Allah’ın yaratma, hayat verme ve hayatın devamı için bizlere gerekli olan
 rahmeti, bereketi, nimeti verme gücüdür. Kudretin-gücün kaynağı, sahibi de O’dur.
Sahip olduğumuz maddi, manevi  her türlü güç, imkan, yetenek  O’nun bizlere nimeti, rahmetidir.
Var olmak, varlığımızı sürdürmek,  sahip olduğumuz fiziki ve manevi özelliklerimiz, insan olarak
bize özel bahşedilen akıl, zeka, bilinç, mantık gibi manevi değerlerimiz O’nun kudretinden,
gücünden bizlere yansıyan tecellilerdir. Yüce Allah, insanın yaratılma sürecini kendi ruhundan
ona üfleyerek tamamlamıştır. Ruhumuz, nefsimiz sahip olduğumuz akıl ve manevi değerler bütünü, Allah’ın bizlere lütfettiği en değerli emanettir.

Varoluşta ve oluşun seyrinde Allah’ın takdir ettiği  ölçü ve nisbetler yaratılanın, insanın ilahi,
külli kaderidir.. Varoluşta ve halen devam etmekte olan varoluşun seyrinde, her şey belli bir
ölçüye göredir. Rastlantı, başıbozukluk, tutarsızlık, lüzumsuzluk, çelişki yoktur.
Her şeyin bir yeri ve değeri, mutlaka bir hikmeti ve sebebi vardır.

Evrenin stabil değil, dinamik bir yapısı vardır. Tüm varoluş, ilahi sistem- sünnetullah, ilahi kaderimiz  devamlı değişim, gelişim halindedir. ‘‘O (Allah) her an yeni bir iş, oluş ve tecellidedir.’ (Rahman-29)

Varlık her nefeste yeniden inşa edilmektedir. Hiçbir şey-Hiçbir an, bir önceki an gibi değildir.
Her şeyin sahibi, her şeye gücü yeten Allah’ın mutlak hakimiyeti altında, O’nun rahmetinden kudretinden nasiplenerek varlığımızı sürdürmekteyiz. 

  Hiç bir faaliyetimiz O’nun için yeni, bilinmeyen bir şey değildir. Ancak O’ndan aldığımız güçle,
 O’nun bilgisi dahilinde, Levh-i Mahfus’ta yazılı kurallar ve fıtratın ilahi kanunları çerçevesinde bir
değer üretebiliriz. O’ndan habersiz, hiç yoktan bir değer üretmemiz, icat etmemiz, yaratmamız
mümkün değildir. Var olan her şeyin menşe-i, aslı, özü ilahi kudret Yüce Allah’tır..
İcatlar, Allah’ın yarattığı, evrene koyduğu potansiyelin insanlar tarafından akıl, ilim yoluyla ortaya-açığa çıkarılmasıdır.
Allah Zahir’dir. Her yaratılanda ve üretilen her bilgide, değerde Yüce Allah’ın izni ve izleri vardır.
Gökleri ve yeri örnekleri yokken yaratan O’dur. O, her şeyin yaratıcısıdır. (Enam-101,102)

Bizlerin sahip olduğu her bilgi ve bilimdeki her yenilik, ilerleme, gelişim;  Allah’ın gücünün, iradesinin dışa vurumu, yansıması, unsuru, türevi, tecellisidir.
Böyle olduğu içindir ki, kâinattaki her şey O’nu zikir eder, O’nu yüceltir. O’na boyun eğer.

Örneğin bilgisayar, insan beyninden esinlenerek yapılmıştır.
Ön bellek ve hafıza tanımları insan beyni için de kullanılan ortak tanımlardır.
İşletim sistemleri, programlar ise aklın, zekanın eş değerleridir.
Otomobillerde kullanılan motorlar ve benzerleri tamamen insan metabolizmasının basit bir
kopyası, benzeridir. Yaktıkları, kullandıkları enerjiden çok daha fazla enerji üreterek fonksiyonlarını yerine getirirler, fayda sağlarlar.

‘‘insanlar, O’nun bilgisinden, bizzat kendisinin dilediği dışında, hiç bir şeyi kavrayıp kuşatamazlar.’’

O’nun bilgisi: Yaratılışın,  ilahi sistemin, sünnetullahın kuralları ile geçmiş, bugün ve gelecek bilgilerinin tamamıdır. Allah’ın  ezeli ve ebedi bilgisi apaçık bir kitapta, Lef-i Mahfuz’da yazılıdır.
Allah’ın ilmi; zaman ile kayıtlı olmayan ezeli ve ededi, mutlak bir bilgidir.

Bilginin sahibi Allah’tır. O’nun bilgisinin sınırlarını keşfetmek insanın  gücünü, idrakini aşar.
O’nun yüceliğinin, gücünün kudretinin büyüklüğünü anlamak insan algısını aşar.
O’nun yarattığı ve kurallarını koyduğu, yönettiği sistemi, kâinatı, varoluşun kapsamını tam olarak anlamak insan kapasitesini aşar. (Neml-84)
İnsanlar, O’nun mutlak sahibi olduğu bilgisinden ancak, O’nun dilediği kadarını kavrayabilir, anlayabilir, öğrenebilir.
 İnsanların sahip oldukları bilgi, ilim hiç bir zaman Allah’ın bilgisine eşit olamaz.
Allah’ın bilgilerine, sırlarına vakıf olmak, O’nunla bir, beraber olmak gibi tasavvuf düşünceleri
İslam ruhuyla, tevhid inancıyla bağdaşmaz.
Kur’an’da  kıyamet zamanıyla ilgili bilginin mutlak gayp olduğu yani  Allah katında olduğu
bildirilmiştir. Bu konu dışında kainatı, ilahi sistemin bilgisini anlama, öğrenme imkanı Allah’ın
dilediği ve takdir ettiği ölçüde mümkündür.. Bu çeşitli yollarla olabilir.

** Salih amelle-güzel düşünce ve eylemlerle, sıratı mustakim yolunda ilerleyerek, takvaya 
      sarılarak Allah’a kulluk etmeye çalışan insan, manevi olgunluğu ve tekamül seviyesine göre
      aklı, mantığI zekasıyla, bilgi-kültür birikimiyle, ilim sahibi olarak, emek vererek, çalışarak Allah’ın
      bilgisinden nasiplenmeye, O’nu anlamaya, kavramaya, gücünü, bilgisini, arttırmaya çalışır
** Yüce Allah, bütün oluşları bir takım sebeplere bağlamış ve bizlere bu sebepler üzerinde
      düşünmeyi, fikir oluşturmayı, tefekkür etmeyi-felsefe yapmayı görev kılmıştır.
      Hiç bir oluş, yaratılış sebepsiz, lüzumsuz değildir.
      Bizler ilahi sistem ve Allah’ın bilgisi, kudreti  ile ortaya çıkmış, belirmiş sonuçlar-tecelliler
      üzerinde aklederek, düşünerek, onlardan ibret, işaret alarak kendi bilgimizi, ilmimizi, 
      tekamülümüzü arttırmaya çalışırız.
     Bu konuda daha bir çok şey söylenebilir. Ama en önemlisi, Allah’ın bilgisinden bize ulaşan asıl
     kaynak Kur’an’dır. En kapsamlı, kalıcı, doğru bilgileri Kur’an okuyarak öğrenebiliriz.
                                                                                 
Saygılarımla.
VEDAT AKBAŞAK

kuranpenceresinden@hotmail.com
                                                                                    

Hiç yorum yok:

T Ö V B E

  Ey iman edenler! Gönülden-içten-samimiyetle tövbe ederek Allah’a yönelin. Umulur ki  Rabbiniz, çirkinliklerinizi ve günahlarınızı örter ve...