25 Ocak 2026 Pazar

T Ö V B E

 Ey iman edenler! Gönülden-içten-samimiyetle tövbe ederek Allah’a yönelin. Umulur ki Rabbiniz, çirkinliklerinizi ve günahlarınızı örter ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlereyerleştirir.” (Tahrim-8)

“Hem kendi günahın için hem de mümin erkeklerle mümin kadınlar için af dile.” (Muhammed-19)

“Hiç kuşkusuz, Allah tövbeleri çok çok kabul eden, rahmeti sınırsız olandır.” (Tevbe-118)

“Doğrusu ben tövbeleri çok çok kabul edenim, rahmeti sınırsız olanım.” (Bakara-160)

“Allah’tan af dile; Allah çok affedici, çok merhametlidir.” (Nisa-106)

“Rabbinizden af dileyin! O, bağışlamayı çok sevendir.” (Nuh-10)

“Allah’tan af dileyin. Hiç kuşkusuz, Allah çok affedici, çok esirgeyicidir.” (Müzzemmil-20)

“Allah çok affedici, çok merhamet edicidir.” (Bakara-182,218)

“Kim tövbe edip hayra ve barışa yönelik iş yaparsa, hiç kuşkusuz tövbesi kabul edilmiş olarak  Allah’a döner.” (Furkan-71)

“Doğrusu Ben,  tövbe edeni, iman edip, salih amel işleyeni, doğru yola gireni bağışlarım.” (Ta Ha-82)  

“Öyleyse sabret. Çünkü ALLAH’ın sözü gerçektir. Günahların için de bağışlanma iste ve Rabbini akşam sabah tesbih et- överek yücelt.” (Mümin-55)

 

Tövbe etmek: Pişmanlığın sözle ifadesi değil, yapılan hatadan fiili/eylem olarak samimiyetle vazgeçmektir. Bir daha ayni hatayı,  günahı yapmamaktır.

İnsan davranışlarından Allah’ı en çok sevindiren, kulun Allah’tan af ve rahmet dilemesidir.

Yüce Allah’ın sıfat isimlerinden oluşan Esma-ül Hüsna’nın 15 tanesi doğrudan Allah’ın af, merhamet, bağış ve rahmetini ifade eder. Allah’ın esas vasıflarından birisinin de bağış ve rahmet oluşunun Kur’an’sal delili budur.

Tövbe, günah diye bilinen sürçme, sapma ve hataların erdirici, telafi edici yoludur; kurtuluş kapısıdır. 

Beden su ile temizlenir, gönül gözyaşıyla. Ruhumuzu yıkamak için de bir ‘‘su’’ lazımdır. İşte o su tövbedir.

Hiçbir günah tövbe kapısını kapatacak yoğunluğa ulaşamaz. Tövbe kapısının kapandığını kabul

etmek, Allah’ın gazap ve azabının, rahmet ve merhametinden fazla olduğunu kabul etmek olur.

Bunu söylemek kimsenin haddi değildir. Yaşam sürecimizin herhangi bir anında tövbe etmek ve tövbemizin  kabul edilmesini niyaz etmek mümkündür. Ancak, ölüm anında, son nefesi vermek üzereyken yapılan tövbe geçerli değildir. Hesap günü gerçekle yüz yüze gelince yapılacak tövbe de yarara sağlamayacaktır. (Mümin-85)

Ölümün bizi nerede ne zaman yakalayacağı bilinemeyeceği için, bize düşen bir an önce tövbeye sarılmaktır.

“Günah-kötülük  yapıp yapıp sonra ölüm geldiğinde, yaklaştığında ‘işte şimdi tövbe ettim’

 diyenlerin tövbeleri  kabul olmayacaktır.” (Nisa-18)

 Kur’an’da iman etmeyenlerin, şirk koşanların tövbe etmeden ölmeleri halinde günahlarının affedilmeyeceği ve cehennemin ebedi dostları olacakları bildirilir.

Bunun haricinde tövbe edilmesi halinde bütün günahlar af kapsamındadır.

“Allah, bütün günahları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayan, esirgeyendir.” (Zümer-53)

“Onlar ki, arada bir hataya düşseler de büyük günahlardan ve çirkin davranışlardan kaçınırlar-

   günahta ısrarlı olmazlar. Rabbinin mağfireti geniştir.” (Necm-31, 32)

  “Onlar, günahın büyüklerinden ve tüm iğrençliklerinden uzak dururlar. Öfkelendikleri zamansa, affedenler onlar olur.” (Şura-37)

“Size yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin kusurlarınızı örteriz ve sizi onurlu-üstün

   bir makama-cennete sokarız.” (Nisa-31  Necm-32 )

Kur’an’da bildirilen büyük günahlar:                                                                                        -(Bakara-217, 219  Nisa-30, 48,  50, 112 İsra-31 Nur-15 Vakıa 42-46 Saff-3)

Şirk koşmak, haksız yere cana kıymak, intihar etmek, zina yapmak, savaştan  kaçmak, (savaştan kaçanlar fasık olurlar. Cenaze namazları kılınmaz ve mezarı başında onlara dua edilmez. Tevbe-84)  riya-ikiyüzlülük, baskı ve zulüm yapmak, insanları topraklarından çıkarmak-sürgün etmek, ülkeleri işgal ederek  kaynaklarını sömürmek, haram aylarda ve Mescidi Haram’da savaşmak, Allah’a nankörlük etmek,  insanları Allah yolundan alıkoymak, riba-haksız kazanç elde etmek, yolsuzluk yapmak, yetim malı yemek, kamu hakkı yemek, hayra engel olmak, fitne fesat yaratıp ümmette bölünmeye, tefrikaya, kargaşaya neden olmak, bozgunculuk yapmak, gıybet yapmak, iftira etmek,  anne babaya saygısızlık, yoksulluk korkusuyla çocukları öldürmek, yapamayacağımız sözleri söylemek; verilen sözlere, ahitlere uymamak- özü, sözü bir olmamak,  servet ve zenginlikle şımarmak, mal yığmak, infak etmemek, içki içmek, kumar oynamak.

Yüce Allah bu büyük günahlardan uzak durmamız halinde diğer günahlarımızın, kusurlarımızın affedileceği müjdesini vermektedir. Tövbelerimizin kabul edilip, edilmediğini; hangi günahlarımızın affedildiğini veya edilmediğini ancak ahiret günü öğrenebiliriz. Yaşam sürecimizdeki tavrımız; günah işlememek, emir ve yasaklara uygun yaşamak olmalıdır.

 A’raf suresi 169. ayetinde Yüce Allah ‘‘biz zaten bağışlanacağız’’ düşüncesiyle günahtan sakınılmamasını kınamaktadır. ‘‘Allah çok bağışlayıcıdır’’ diyerek rehavete kapılmamalıyız. Bir çok günah işlesek de nasıl olsa tövbe kapısı açık, Allah’a yalvarır, tövbe eder günahlardan arınırız diye düşünmemek gerekir.  

Takvaya sarılan mümin, öncelikle günahtan korunmalı, sakınmalıdır. Hayra, barışa yönelmelidir.

Yaşamında Kur’an’ı kendine rehber edinmelidir. Nisa suresi 107. ayetinde sürekli  şekilde kendi nefislerine kötülük edenleri; günah işlemeyi alışkanlık haline getirenleri  Allah’ın sevmedi bildirilmektedir.

İbadet etmek, salih amel işlemek, takvaya sarılmak gibi iyi, güzel, faydalı amelleri devamlı, istikrarlı olarak  yerine getirenler Allah’ın sevdiği kullardır. Günah işlemekte ısrar eden, devamlı günah işleyenler ise,  Allah’ın sevmediği  kullardır.

Sevapta ısrar, devamlılık Allah’ın hoşnutluğu kazandırır; günahta ısrar ise Allah’ın azabını kazandırır.

 Tövbe etmek sadece “tövbe ettim” sözünün söylenmesi  değildir. Tövbenin gereği ne ise onun yapılması gerekir. Örneğin: Bir dolandırıcı, önce yaptığı işten pişmanlık duyarak dolandırdığı kişiye hakkını ödemeli; dolandırdığı parayı iade etmeli sonra tövbe etmeli, Allah’tan af dilemelidir. Tövbesinin kabulü ve bağışlanması için dua etmelidir. Bir daha ayni günahı işlememelidir, kötü davranışlardan uzak durmalı; iyiliğe, hayra yönelmelidir. Ancak bu şekilde samimiyetle tövbe etmemiz günahlarımızın bağışlanma umudunu arttıracaktır.

Tövbemizde  kararlı olmalıyız; tövbe ettikten sonra ayni günaha dönmemeliyiz. (Tahrim-8)             

Tövbe ettikten sonra hayra, barışa yönelmeliyiz, tövbemizin kabulü buna bağlıdır.                                         “Kim tövbe edip hayra ve barışa yönelik iş yaparsa, hiç kuşkusuz tövbesi kabul edilmiş olarak Allah’a döner.” (Furkan-71)

Kur’an’a göre tövbe, kul ile Allah arasında doğrudan gerçekleşen bir eylemdir. (Bakara-186)         Kur’an kişinin yaptığı hatadan dolayı pişmanlık duymasını ve bizzat kendisinin Allah’tan samimiyetle bağışlanma dilemesini ister. Bazı tarikatlarda uygulanan şeyh aracılığı ile yapılan “ipli tövbe” veya “tövbe alma” törenleri Kur’an’dan onay almaz. Kul ile Allah arasına hiç bir şey için, hiç kimse giremez. 

Saygılarımla

VEDAT AKBAŞAK

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

T Ö V B E

  Ey iman edenler! Gönülden-içten-samimiyetle tövbe ederek Allah’a yönelin. Umulur ki  Rabbiniz, çirkinliklerinizi ve günahlarınızı örter ve...