Ey iman edenler! Gönülden-içten-samimiyetle tövbe ederek Allah’a yönelin. Umulur ki Rabbiniz, çirkinliklerinizi ve günahlarınızı örter ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlereyerleştirir.” (Tahrim-8)
“Hem kendi günahın için
hem de mümin erkeklerle mümin kadınlar için af dile.” (Muhammed-19)
“Hiç kuşkusuz, Allah
tövbeleri çok çok kabul eden, rahmeti sınırsız olandır.” (Tevbe-118)
“Doğrusu ben tövbeleri çok
çok kabul edenim, rahmeti sınırsız olanım.” (Bakara-160)
“Allah’tan af dile; Allah
çok affedici, çok merhametlidir.” (Nisa-106)
“Rabbinizden af dileyin!
O, bağışlamayı çok sevendir.” (Nuh-10)
“Allah’tan af dileyin. Hiç
kuşkusuz, Allah çok affedici, çok esirgeyicidir.” (Müzzemmil-20)
“Allah çok affedici, çok
merhamet edicidir.” (Bakara-182,218)
“Kim tövbe edip hayra ve barışa yönelik iş yaparsa, hiç kuşkusuz tövbesi kabul edilmiş olarak Allah’a döner.” (Furkan-71)
“Doğrusu Ben, tövbe edeni, iman edip, salih amel işleyeni,
doğru yola gireni bağışlarım.” (Ta Ha-82)
“Öyleyse sabret. Çünkü ALLAH’ın sözü gerçektir. Günahların için de bağışlanma iste ve Rabbini akşam sabah tesbih et- överek yücelt.” (Mümin-55)
Tövbe etmek: Pişmanlığın sözle
ifadesi değil, yapılan hatadan fiili/eylem olarak samimiyetle vazgeçmektir. Bir
daha ayni hatayı, günahı yapmamaktır.
İnsan davranışlarından Allah’ı
en çok sevindiren, kulun Allah’tan af ve rahmet dilemesidir.
Yüce Allah’ın sıfat isimlerinden
oluşan Esma-ül Hüsna’nın 15 tanesi doğrudan Allah’ın af, merhamet, bağış ve rahmetini
ifade eder. Allah’ın esas vasıflarından birisinin de bağış ve rahmet oluşunun
Kur’an’sal delili budur.
Tövbe, günah diye bilinen
sürçme, sapma ve hataların erdirici, telafi edici yoludur; kurtuluş
kapısıdır.
Beden su
ile temizlenir, gönül gözyaşıyla. Ruhumuzu yıkamak için de bir ‘‘su’’ lazımdır.
İşte o su tövbedir.
Hiçbir
günah tövbe kapısını kapatacak yoğunluğa ulaşamaz. Tövbe kapısının kapandığını kabul
etmek, Allah’ın gazap ve azabının,
rahmet ve merhametinden fazla olduğunu kabul etmek olur.
Bunu söylemek kimsenin haddi değildir.
Yaşam sürecimizin herhangi bir anında tövbe etmek ve tövbemizin kabul edilmesini niyaz etmek mümkündür. Ancak,
ölüm anında, son nefesi vermek üzereyken yapılan tövbe geçerli değildir. Hesap
günü gerçekle yüz yüze gelince yapılacak tövbe de yarara sağlamayacaktır.
(Mümin-85)
Ölümün bizi nerede ne zaman
yakalayacağı bilinemeyeceği için, bize düşen bir an önce tövbeye sarılmaktır.
“Günah-kötülük
yapıp yapıp sonra ölüm geldiğinde, yaklaştığında ‘işte şimdi tövbe
ettim’
diyenlerin tövbeleri kabul olmayacaktır.” (Nisa-18)
Bunun haricinde tövbe edilmesi
halinde bütün günahlar af kapsamındadır.
“Allah, bütün günahları bağışlar.
Çünkü O, çok bağışlayan, esirgeyendir.” (Zümer-53)
“Onlar ki, arada bir
hataya düşseler de büyük günahlardan ve çirkin davranışlardan kaçınırlar-
günahta ısrarlı olmazlar. Rabbinin mağfireti
geniştir.” (Necm-31, 32)
“Onlar, günahın büyüklerinden ve tüm iğrençliklerinden uzak dururlar. Öfkelendikleri zamansa, affedenler onlar olur.” (Şura-37)
“Size yasaklanan büyük
günahlardan kaçınırsanız, sizin kusurlarınızı örteriz ve sizi onurlu-üstün
bir makama-cennete sokarız.” (Nisa-31 Necm-32 )
Kur’an’da bildirilen büyük günahlar: -(Bakara-217, 219 Nisa-30, 48, 50, 112 İsra-31 Nur-15 Vakıa 42-46 Saff-3)
Şirk koşmak, haksız yere cana kıymak, intihar etmek, zina yapmak, savaştan kaçmak, (savaştan kaçanlar fasık olurlar. Cenaze namazları kılınmaz ve mezarı başında onlara dua edilmez. Tevbe-84) riya-ikiyüzlülük, baskı ve zulüm yapmak, insanları topraklarından çıkarmak-sürgün etmek, ülkeleri işgal ederek kaynaklarını sömürmek, haram aylarda ve Mescidi Haram’da savaşmak, Allah’a nankörlük etmek, insanları Allah yolundan alıkoymak, riba-haksız kazanç elde etmek, yolsuzluk yapmak, yetim malı yemek, kamu hakkı yemek, hayra engel olmak, fitne fesat yaratıp ümmette bölünmeye, tefrikaya, kargaşaya neden olmak, bozgunculuk yapmak, gıybet yapmak, iftira etmek, anne babaya saygısızlık, yoksulluk korkusuyla çocukları öldürmek, yapamayacağımız sözleri söylemek; verilen sözlere, ahitlere uymamak- özü, sözü bir olmamak, servet ve zenginlikle şımarmak, mal yığmak, infak etmemek, içki içmek, kumar oynamak.
Yüce Allah bu büyük günahlardan uzak durmamız halinde diğer
günahlarımızın, kusurlarımızın affedileceği müjdesini vermektedir. Tövbelerimizin
kabul edilip, edilmediğini; hangi günahlarımızın affedildiğini veya
edilmediğini ancak ahiret günü öğrenebiliriz. Yaşam sürecimizdeki tavrımız; günah
işlememek, emir ve yasaklara uygun yaşamak olmalıdır.
Takvaya sarılan mümin, öncelikle günahtan
korunmalı, sakınmalıdır. Hayra, barışa yönelmelidir.
Yaşamında Kur’an’ı kendine rehber
edinmelidir. Nisa suresi 107.
ayetinde sürekli şekilde kendi
nefislerine kötülük edenleri; günah işlemeyi alışkanlık haline getirenleri Allah’ın sevmedi bildirilmektedir.
İbadet etmek, salih amel işlemek, takvaya sarılmak gibi iyi, güzel, faydalı amelleri devamlı, istikrarlı olarak yerine getirenler Allah’ın sevdiği kullardır. Günah işlemekte ısrar eden, devamlı günah işleyenler ise, Allah’ın sevmediği kullardır.
Sevapta ısrar, devamlılık
Allah’ın hoşnutluğu kazandırır; günahta ısrar ise Allah’ın azabını kazandırır.
Tövbemizde kararlı olmalıyız; tövbe ettikten sonra ayni günaha dönmemeliyiz. (Tahrim-8)
Tövbe ettikten sonra hayra, barışa yönelmeliyiz, tövbemizin kabulü buna bağlıdır. “Kim tövbe edip hayra ve barışa yönelik iş yaparsa, hiç kuşkusuz tövbesi kabul edilmiş olarak Allah’a döner.” (Furkan-71)
Kur’an’a göre tövbe, kul ile Allah arasında doğrudan gerçekleşen bir eylemdir. (Bakara-186) Kur’an kişinin yaptığı hatadan dolayı pişmanlık duymasını ve bizzat kendisinin Allah’tan samimiyetle bağışlanma dilemesini ister. Bazı tarikatlarda uygulanan şeyh aracılığı ile yapılan “ipli tövbe” veya “tövbe alma” törenleri Kur’an’dan onay almaz. Kul ile Allah arasına hiç bir şey için, hiç kimse giremez.
Saygılarımla
VEDAT AKBAŞAK
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.